KALBİMİN DERİNLİKLERİNDE
Yürüyorum, kalbimin bilinmeyen derinliklerinde. Kayıp olan güzel anılarımın peşinde. Ama nerede? Kim bilir hangi köşede?
Endişelerimle karşılaşıyorum önce. Hatırlamakta zorlanıyorum, benim miydi bunlar diye. Sonra şaşıyorum durduklarına hala kalbimin bir köşesinde.
Ve işte korkularım. Aman Allah’ım! Bunlar ne kadar da korkunç anılarım. Bunları bir an önce çıkarıp atmalıyım. Ya tekrar çıkarlarsa ben ne yaparım?
Ve nihayet ilk ışık huzmesi. Karanlık bir tünelin sonundaki ışık gibi. İlk umut. Yaklaşıyorum emin adımlarla. Yaklaştıkça içimde bir mutluluk kabarıyor adeta.
Artık ışık o kadar parlak ki gözlerimi kısmaktan hiçbir şey göremiyorum. Tıpkı karanlık bir mahzenden dışarı çıkar gibi. Kör edici aydınlıkta ilerledikçe yavaş yavaş gözlerim alışıyor bu ortama. İçimdeyse pır pır havalanacak bir kuş var sanki.
Gözlerim görüyor artık onları. Evet. Hepsi buradalar. İnanılır gibi değil. Birçoğunu hatırlamakta zorlanıyorum önce. Bunların ne işi var kalbimin en derin yerinde? İlk doğum günü partim mi dersiniz, dönem sonu partileri mi dersiniz, sevgilimden aldığım ilk ve en değerli hediye mi… Az sonra çok garip bir şeyle karşılaşıyorum. Bunu bir türlü hatırlayamıyorum. Ne işi var bunun kalbimde? Nasıl burada olabilir?
Bir sevgili görüyorum. Gözleri yeşil, saçları sarı; yaşı genç, boyu fidan. Hayali bir sevgili imiş burada duran. Rüyalarda karşına çıkan, hiç konuşmayan, sessizce gülümseyen. Ama yine de çok ama çok güzel olan. Hayali bir sevgili. Nasıl olur? Böyle bir şey yapmış olamam, diyorum kendime. Sonra vedasını izliyorum sevgilinin. İlk defa konuşuyor. Ayrılmak zor diyor. Ama böyle olmalı.
Buradaki anılarımın hepsiyle dışarı çıkmalıyım. Korku ve endişelerimi atmalı, bu anıları kalbimin baş köşesine koymalıyım. Koymalıyım ki; gençleşeyim, huzur bulayım.
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın
-
Yeni
-
Bağlantılar
-
Arşivler
- Aralık 2009 (1)
- Mayıs 2009 (2)
- Mart 2009 (2)
- Şubat 2009 (6)
-
Kategoriler
-
RSS
Yazılar RSS
Yorumlar RSS