EGOBİYAT – Edebiyat Durağı

HÜZÜN YAĞMURLARI

 

       Bu sabah hüzün yağıyor yine sokaklara. Güneş umutları gizlemiş bulutlar ardına. Gökyüzü somurtmuş, güneş susmuş. Kuşlar bile yuvalarında…

 

       Penceremden bakarken dışarı sırılsıklam oluyorum hüzün yağmurlarında. Odamın her köşesine mutsuzluk yağıyor adeta. Aynam bile somurtuyor karşımda. Gün sessiz, sokak sessiz, küsmüşüz kaderimize…

 

       Neden bu kadar mutsuzum bugün? Mutsuz olduğum için mi yağıyor yağmur, yoksa yağmur yağdığı için mi mutsuzum? Canım sıkkın, dolaşıyorum odamda. Elime bir kitap alıyorum ama sıkılıyorum az sonra. Hava kapalı, ruhum kapalı, ben evde kapalı… Annemle çekilmiş o eski fotoğrafıma bakıyorum. Arkamızdaki o eski evin ne kadar da mahzun göründüğünü farkediyorum ilk defa. Sonra telefona ilişiyor gözüm. Sanki her an çalabilirmiş gibi. Neden dostlar aramazlar ki böyle zamanlarda. Yatağıma oturup, sırtımı karyolanın başına dayıyorum. Saatin tıkırtısı yağmurun çıtırtısına karışıyor. Bulutlarsa ara sıra huzursuz huzursuz homurdanıyor. Başka bir ses de duyulmuyor… Yağmur damlalarının çıkardığı farklı sesleri dinliyorum şimdi. Farklı zeminlere düşen damlaların çıkardığı farklı sesleri… Kaç çeşit ses olduğunu saymaya çalışıyorum ama başaramıyorum.

 

       Ruhum daralıyor yine. Yataktan fırlıyorum. Bu sefer balkona çıkıyorum. Vücudumu saran serin hava kısa bir şok yaşatıyor bana. Hafif rüzgarın etkisiyle ara sıra elime ve yüzüme çarpan soğuk yağmur damlaları beni buradan çok uzaklara, geçmişe götürüyor. Henüz çocuk denilebilecek bir yaşta; gecenin bir vaktinde kız başıma, yağmur altında dönüşlerimi hatırlıyorum evime. Üç yada dört kezdi. Gözlerimi parlatan bir ışık ile bedenime döndüğümde şimşek çaktığını anlıyorum. Hemen ardından kuvvetli bir ses ile irkilip, tekrardan kendimi içeri atıyorum. Ve tekrar yalnız ve hüzünlü odamda, hüzün yağmurlarıyla ıslanmaya devam ediyorum…

 

1 Mart 2009 - Posted by | Kategorisiz | , , , , , , , , , , , , , , ,

4 Yorum »

  1. Tanıdık bir his ve ruh hali. Çok güzel tarif edilmiş…

    Elinize sağlık

    Yorum tarafından Sergüzeşt | 3 Mart 2009

  2. Teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim.

    Yorum tarafından egobiyat | 3 Mart 2009

  3. [...] Peki bizler ne yapıyoruz? Bir şeyler üretmeye yaratmaya çalışan gençler olarak bizler de düşüncelerimizi, duygularımızın peşine katarak bir şeyler yaratmaya çalışıyoruz. Ailemiz şimdi yazar olamazsın; bir şeyler başar, alanında en iyi ol sonra yazarsın dediğinde, ortaçağda yazabilmek için ailesinin evinden kaçıp bir manastıra sığınan çocuğun hikayesini yazıyoruz (ben yazdım:)), yaşadığımız şehre hakim olan memur havasından sıkıldığımızda düşünüp taşınıp bu memurluğun kaynağının insanlar olduğuna karar veriyor ve blogumuza bir yazı ekliyoruz. Bazen canımız taşlamak istiyor, durmuyor yazıyoruz. Bazen bir önyargıdan kurtulmak için, kurtarmak için yazıyoruz, bazense bir şeyleri tanıtmak için. Zaman zaman kızıp da yazıyoruz, hüzünlenip de. [...]

    Pingback tarafından Düşünceyi Estetize Etmek « Karalamalar-ım | 7 Mart 2009

  4. Eline sağlık :)

    Yorum tarafından kardanblog | 8 Mart 2009


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.